Erzurum'da Kültür ve Kreatif Turizm

KEŞFETMEYİ SEVEN, TARİH VE KÜLTÜR MERAKLILARI; ANADOLU’NUN KAPISI SİZI BEKLİYOR. TARİH VE KÜLTÜRÜN SIRLARI BU PLATODA. 

KulturSlide4

Palandöken Dağları’nın eteğinde kurulan Erzurum, 6000 yıllık tarihi boyunca bölgenin ekonomik ve siyasi merkezi olmuştur. Anadolu’daki en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Erzurum’da Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar’a ait çok sayıda kalıntı günümüze ulaşmayı başarmıştır. Erzurum, tarihi eserlerinin yanı sıra, geleneksel halk oyunları, üretimi devam eden el sanatları ve yöresel lezzetleri ile de dikkat çekmektedir.

 

erzurum-kalesi-1Erzurum Kalesi, birisi şehrin güvenliğini sağlayan muhafız askerlerin bulunduğu iç kale, diğeri de halkın ikamet ettiği dış kaleden meydana gelmektedir. İç kale bölümü günümüze ulaşmayı başarmıştır. Erzurum Kalesi’nin ilk yapılışı, M. Ö. 900’lerdeki Urartu Medeniyetinekadar uzanmaktadır. Bugün varlığını koruyan kale, Bizans İmparatoru Theodosius’un eseridir. Saltukoğulları, 12. yüzyılda buraya “Kale Mescidi” ve bir minare inşa etmiştir. Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmut da kalenin kapsamlı onarımını yaptırmıştır. Kalede yer alan minare, 1848 yılında “Saat Kulesi”ne dönüştürülmüştür.

saat-kulesiErzurum’un çok eski ve asil Türk yapılarından biridir. 12. yüzyıl ortalarında Saltuklulardan “Şemsü’l- Müluk ve’l-ümem” unvanlı, “İnanç Yabgu Alp Tuğrul Beg Ebü’l Muzaffer Gazi bin Ebü’l Kasım” tarafından yaptırılmıştır. Saat Kulesi, bugün ayakta bulunan iç kalenin batı duvarının şimal köşesi bitişiğindedir. 16. yüzyılın başlarında minarenin üst kısmı yıkılmış, ilk olarak 1848 yılında, daha sonra 1881 yılında saat yerleştirilerek “Saat Kulesi” ve aynı zamanda gözetleme kulesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.


pasinler-kalesiErzurum’un çok eski ve asil Türk yapılarından biridir. 12. yüzyıl ortalarında Saltuklulardan “Şemsü’l- Müluk ve’l-ümem” unvanlı, “İnanç Yabgu Alp Tuğrul Beg Ebü’l Muzaffer Gazi bin Ebü’l Kasım” tarafından yaptırılmıştır. Saat Kulesi, bugün ayakta bulunan iç kalenin batı duvarının şimal köşesi bitişiğindedir. 16. yüzyılın başlarında minarenin üst kısmı yıkılmış, ilk olarak 1848 yılında, daha sonra 1881 yılında saat yerleştirilerek “Saat Kulesi” ve aynı zamanda gözetleme kulesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

oltu-kalesiOltu ilçe merkezinde, Oltu Çayı kıyısındaki tepe üzerinde bulunan kale, M.Ö 4. yüzyılda Urartular tarafından yaptırılmıştır.  Doğal kayalıklar üzerinde  yer alan ve “Ehmedek” denilen iç kale, bugün bütün  ihtişamıyla karşımızda durmaktadır. Kalenin kuzeydoğu köşesindeki,  dik ve yüksek  burcun üzerinde, temel seviyesinde kalmış bir şapel bulunmaktadır.

ispir-kalesiİspir ilçesinde, Çoruh Nehri’nin batı ve güney  sınırını çizdiği dik kayalık üzerine kurulmuştur. İspir Kalesi’nin, ilk kuruluşu Urartulara kadar uzanmaktadır. Günümüze ulaşan kale ise 13. yüzyıl İlhanlılar döne- minde inşa edilmiştir. Kalede Saltuklular döneminden kalma bir mescit  vardır.

erzurum-tabyalariErzurum Tabyaları, 19. yüzyılın acı hatıralarını taşıyan  önemli eserlerdir. Osmanlı Devleti’nin gerileme  sürecinde doğudan gelen tehlikelere karşı şehrin 21 stratejik noktasına tabyalar  inşa edilmiştir. Özellikle Aziziye ve Mecidiye tabyaları, 93 Harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı –Rus Savaşında kritik bir rol üstlenmiştir. 9 Kasım 1877 tarihli Aziziye Müdafaası, Erzurum halkının kahramanlıklarına sahne  olmuş ve şehrin işgalden  kurtarılmasını sağlamıştır. Erzurum halkı, her yıl bu müdafaanın yıl dönümlerinde tabyalara yürüyüş gerçekleştirmekte ve kahramanlarını anmaktadır.

yakutiye-medresesiİlhanlılar döneminde Hoca Yakut Gazani tarafından 1310 yılında yaptırılan eser Anadolu’daki kapalı avlulu medreselerin en büyüğüdür. Medrese, dengeli mimarisi, irimotifli süslemeleri, cepheden dışarıya taşırılmış basık kemerli ve oymalı taç kapısı ve taş bezemeleri ile muhteşem bir görüntü oluşturmaktadır. Taç kapı üzerinde  yer alan hurma yaprakları, pars ve kartal figürleri Orta Asya Türklerinin önemli simgeleridir. Avlunun sağ ve solunda karşılıklı beşik tonozlu altışar oda sıralanmıştır. Bunlardan  sağ köşedeki odadan aynı zamanda minareye  çıkılmaktadır. Eserin, geometrik motifler ve çinilerle bezeli minaresi de dikkat çekicidir. Yakutiye Medresesi, 1994 yılından itibaren Türk-İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak hizmet vermektedir.

cifte-minareli-medrese13. yüzyılın sonlarında  inşa edilen Çifte Minareli Medrese, Selçuklu medeniyetinin günümüze ulaşan en önemli eserlerinden biri ve aynı zamanda Erzurum’un sembolüdür. Medresenin  özellikle taç kapısında  bulunan  bezemeler, Selçuklu taş süslemesindeki derinliği ve estetik  anlayışı gösterir. Burada yer alan palmet ve rumi motifleri, Selçuklular’ın simgesi olan çift başlı kartal ile hayat  ağacı figürleri dikkat çekicidir. Medresenin, efsanelere konu olan yarım minareleri de çinileri ile göz kamaştırmaktadır. Çifte Minareli Medrese; döneminin  en önemli üniversitelerinden biridir. Avlunun güneyinde yer alan kümbet de o dönemde yapılan en büyük türbe  unvanına  sahiptir.

erzurum-ulu-camiiErzurum’un en eski ve en önemli camilerinden biri olan Ulu Cami, Saltuklu Emiri Nasreddin Aslan Mehmet tarafından 1179 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı cami, kalın taş sütunları, kırlangıç kubbesi, mihrabı ve minaresi ile Selçuklu mimari anlayışını yansıtmaktadır. 28 pencere ile aydınlatılan caminin içerisinde toplam 40 sütun  bulunmaktadır. Caminin beş  kapısı olup, bunlardan ikisi doğuda, üçü de kuzeydedir.

murat-pasa-camiiKuyucu Murat Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılmıştır. Yapı, bitişiğinde bulunan hamam, Ana Hatun Türbesi ve Ahmediye  Medresesi ile bir külliye oluşturmaktadır. Kubbe tromp ve kemerleri 19. yüzyılda alçı üzerine yağlı boya kullanılarak Avrupa üslubunda çiçek ve yaprak motifleri ile bezenmiştir. Orjinal ahşap kapısı, mimberi ve pencere kapakları Osmanlı ahşap işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır.

gurcu-kapisi-camiiErzurum’da görev yapmış Yeniçeri Ocağı ağalarından Zakreci Ali Ağa tarafından,1608 yılında yaptırılmıştır. Ali Ağa Camisi olarak da bilinmektedir. Kare planlı ibadet mekânı, köşelerdeki  tromplara oturan merkezi bir kubbe ile örtülmüştür.

kursunlu-camiiŞeyhülislâm Feyzullah Efendi tarafından 1701 yılında yaptırılan Kurşunlu Cami, Osmanlı dönemine ait önemli eserler arasındadır. Kesme taştan,  kare planlı olarak inşa edilen yapı, sekiz kasnak üzerine oturan  bir kubbe ile örtülmüştür. Yapının ahşap minberi, Türk ağaç  işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir.

narmanli-camiiTebriz Kapı semtinde, Çifte Minareli Medrese’nin doğusunda yer almaktadır. Eser, kapı üzerindeki dört satırlık kitabeye göre 1738 yılında, Narmanlı Hacı Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Narmanlı Cami’nin ortası büyük, yanları küçük beş kubbesi  bulunmaktadır. Düzgün kesme  taştan yapılan cami, işçiliği ile de dikkat çekmektedir.

ibrahim-pasa-camiiErzurum Valisi İbrahim Ethem  Paşa tarafından 1748 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı tek kubbeli olan cami, beyaz  renkte  mermer  taştan yapılmıştır. Önündeki  son cemaat yeri yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan dört sütunlu üç kubbelidir. Caminin mihrabı da mermerdendir.

caferiye-camiiEbubekir Oğlu Hacı Cafer tarafından 1645 yılında yaptırılmıştır. Yapının önünde, dört sütunun taşıdığı eğimli çatı altına gizlenmiş, öne ve yanlara açık üç kubbesi, 2006 yılındaki restorasyonda açığa çıkartılmıştır. İç mekânı, köşelerde tromplar üzerine oturan  tek kubbe ile örtülüdür.

lalapasa-camiiErzurum Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa tarafından 1562 yılında yaptırılmıştır. Erzurum’da Osmanlı döneminde inşa edilen ilk camidir. Eserin mimarisi Mimar Sinan’a aittir. Caminin iç mekânını aydınlatan pencerelerde bulunan yazılar, hat sanatının  eşsiz örnekleri arasındadır. Son cemaat yerinde 4.Mehmed’in halka vergi muafiyeti getirdiğini anlatan  1670 tarihli bir ferman bulunmaktadır.

uc-kumbetler-camiiÜç Kümbetler, Anadolu’da bulunan  anıt mezarların en güzel örnekleri arasında yer almaktadır. 12. yüzyılın sonlarında  yapıldığı tahmin edilen en büyük kümbet Emir Saltuk’a aittir. Bu kümbette yer alan hayvan kabartmaları, Orta Asya Türk takvimlerinde  yer alan burç figürleridir. Diğer iki kümbet 14. yüzyıl eserleridir.

arslan-pasa-kulliyesiOltu ilçe merkezinde bulunmaktadır. Çıldır Atabekleri’nden Kars Muhafızı Arslan Mehmed Paşa tarafından 1664 yılında yaptırılmıştır. Cami, medrese, han, hamam  ve saraydan oluşan bir külliye şeklinde inşa edilmiştir.

ebu-ishak-kazeruni-kulliyesiBüyük İslam düşünürlerinden Ebu İshak Hazretleri’ne aittir. İç Kale’yi Çifte Minareli Medrese’ye bağlayan sur duvarı üzerinde  bulunan  türbenin  ne zaman  yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.

 

cimcime-sultan-kumbetiFiruze adlı bir kadına ait olduğu  sanılan bu kümbet,  14. yüzyılda yapılmıştır. Yuvarlak kaideli kümbetin, gövdesi de bu yuvarlak kaideye  uyumlu şekilde inşa edilmiştir.

abdurrahman-gazi-turbesiHz. Muhammed’in  (s.a.v) sancaktarlığını  yapan  sahabe Abdurrahman Gazi Hz. burada yatmaktadır. Türbe, 1796 yılında Erzurum Valisi Yusuf Ziya Paşa’nın  eşi Ayşe Hanım tarafından yaptırılmış, yanına bir de cami ilave edilmiştir.

rustem-pasa-kervansarayiKanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Rüstem  Paşa  tarafından 1561 yılında yaptırılmıştır. Yapı, Osmanlı kervansaray mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Taşhan adıyla da anılan bu eser, günümüzde Oltu taşı esnafının imalat ve satış yeri olarak hizmet vermektedir.

erzurum-arkeoloji-müzesiİlk olarak 1944 yılında Yakutiye Medresesi’nde, ardından 1947 yılında Çifte Minareli Medrese’de  faaliyet gösteren müze, 1968 yılında şimdiki binasında hizmet vermeye başlamıştır. Müzede M.Ö. II. Bin Trans-Kafkas Kültürü Salonu, Urartu Salonu ve Ermeni Katliamları Salonu bulunmaktadır. Müzenin sergi salonlarında, bölgemizde yaşamış toplumların kültürel gelişimi, üretimi, yaşam  tarzı, sanatı, dini inançları ve gelenekleri gibi birçok konuda ziyaretçilere bilgi sunan  eserler sergilenmektedir.

osvank-kilisesiUzundere  ilçesi Çamlıyamaç  köyündedir. Gürcü Bagratlı Hanedanlığı  zamanında Magistras Bagrat  tarafından 973 yılları arasında inşa ettirilmiştir. Renkli taş bezemeleri ve kabartma figürleriyle dikkat çeken  Öşvank Kilisesi, 10. yüzyılın en önemli dini yapılarından  biridir. Manastır şeklinde yapılan eserin içerisinde hamam, yatakhane, vaftizhane, rahip evleri, mutfak ve kütüphane bulunmaktaydı.

erzurum-kongresi-binası1867 yılında İdadi Mektebi (lise) olarak yaptırılan bina, Milli Mücadele tarihinin önemli bir simgesidir. Erzurum Kongresi, Atatürk’ün başkanlığında 23 Temmuz 1919 tarihinde  bu binada  toplanmıştır. Vatanın Bütünlüğü’nü hedef  alan bu kongrede, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştır. Kongre Salonu müze haline getirilen bina, günümüzde Güzel Sanatlar  Lisesi olarak hizmet vermektedir.

cobandere-koprusuErzurum-Horasan Karayolu üzerinde  Pasinler’in 15 km doğusundadır. Tarihi İpek Yolu güzergâhında bulunan  köprü, İlhanlı Hükümdarı Gazan Han’ın (1295-1304) Veziri Salduzlu Emir Çoban  Noyin tarafından 1298 yılında yaptırılmıştır. Yapı formu ve baş kısmındaki bezemeler Selçuklu ve İlhanlı mimari üslubunu  yansıtır. Karga Pazarı ve Aras nehirlerinin birleştiği yere inşa edilen köprü 128 metre  uzunluğunda, 8,5 metre  genişliğindedir.

ataturk-evi19. yüzyılda konak olarak yaptırılmıştır. 3 Temmuz 1919 tarihinde  Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Paşa, arkadaşlarıyla  birlikte, 52 gün boyunca bu evde  kalmıştır.  Bodrum üzeri iki katlı olan yapı, günümüzde müze olarak hizmet vermektedir.

haho-kilisesi-tas-camiiTortum ilçesine baglı Bagbaşı  köyündedir. Meryem Ana Kilisesi olarak da bilinen yapı, Bagratlı Kralı III. David tarafından 1001 yılında yaptırılmıştır. 19. yüzyılda camiye dönüştürülen yapı, Taş Cami ismini almıştır.

dokumacilikBir dönem Halı Şehri anlamına gelen Kalikala adıyla anılan Erzurum’da dokumacılığın önemli bir yeri vardır. Erzurum halıcılığı, son yıllarda Halk Eğitim Müdürlüğü ve Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar  Fakültesi Halı Atölyesi’nde yaşatılmaktadır. Erzurum’un önemli dokuma ürünlerinden biri de ehramdır. Ehram, tamamıyla  koyun yününden örülmüş, kadınların dış giysi olarak kullandıkları ve tek parça  örtündükleri  sokak giysisidir. Ehram dokuma tezgâhı Ilıca mahallesinde bulunmaktadır.

saraclikAraba koşumları,  binek  veya  çeki at takımları, eyer, semer gibi bütün takımların  deri ve meşinden olan kısımlarını yapma ve tamir etme zanaatıdır. Bu zanaatı yapana saraç denir. Erzurum’da Gürcükapı Mahallesi’nde yer alan saraçhanede günümüzde yalnızca  iki saraç bulunmaktadır.

barErzurum  yöresinde oynanan halk oyunlarına “bar” adı verilir. Bar, birlik ve beraberliği ifade  etmektedir. Kadın ve erkek barları ayrı ayrı oy- nanır. Erkek oyunları  18 bardan, kadın oyunları 15 bardan oluşmaktadır. Özel günlerde, kutla-  malarda ve çeşitli etkinliklerde bar oynanır.

oltu-tasi-islemeciligiOltu taşı; siyah, sert, parlak, kavlı biçiminde kırıkları olan, parlatılabilir, tıraşlanabilir bir linyit türüdür. Altın ve gümüş  ile birlikte de kullanılabilen Oltu taşından ağızlık, tespih, kolye, broş, küpe, yüzük, bilezik gibi aksesuarlar üretilmektedir. Oltu taşı atölyeleri Taşhan’da ve şehrin farklı noktalarında bulunmaktadır.

 

ciritAtla insanın  birlikte mücadelesine dayanan ve erkekliğin bir göstergesi olarak kabul edil- mektedir. Türklerin yüzyıllar öncesinden bu yana  oynadıkları bir oyundur. Savaş sırasında- ki at ve insan  hareketlerini kapsayan bu oyun, cirit meydanında oynanmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>